1. Yan hizmetler nedir?

Elektrik sisteminin güvenilir biçimde işletilmesi, yalnızca tüketicilerin ihtiyaç duyduğu enerjinin üretilmesine bağlı değildir. Üretim ile tüketim arasındaki dengenin korunması, sistem frekansının yönetilmesi, iletim şebekesindeki gerilimlerin kontrol edilmesi ve büyük arızalardan sonra sistemin yeniden çalışır hâle getirilmesi de gerekir.

Bu amaçlarla kullanılan teknik kabiliyetler ve işletme hizmetleri, elektrik piyasasında yan hizmetler olarak adlandırılır. Yan hizmetler, iletim sisteminin güvenliğini ve elektriğin gerekli kalite koşullarında sunulmasını destekler. Bu hizmetlerin kapsamı, teknik koşulları, tedarik süreçleri ve katılım şartları ilgili mevzuat ve hizmet anlaşmalarıyla belirlenir.

Elektrik sisteminde yan hizmetlerin yeri

Elektrik sistemi ve yan hizmetler arasındaki ilişki Üretim ve tüketim arasındaki elektrik dengesi, yan hizmetler aracılığıyla frekans kontrolü, gerilim kontrolü ve sistemin güvenilir işletimiyle ilişkilendirilmiştir. ÜRETİM Santraller TÜKETİM Elektrik yükleri YAN HİZMETLER Denge • kontrol FREKANS Aktif güç dengesi GERİLİM Reaktif güç desteği GÜVENLİ • DENGELİ • SÜREKLİ

Şemanın yorumu: Yan hizmetler, elektrik sisteminin farklı ihtiyaçlarına cevap veren teknik kabiliyetleri bir araya getirir. Şema kavramsaldır; gerçek bir elektrik şebekesinin bağlantı yapısını veya bütün kontrol ilişkilerini göstermez.

Yan hizmetlerin karşılamaya yardımcı olduğu dört temel ihtiyaç

1. Frekans kontrolü

Üretim ile tüketim arasındaki aktif güç dengesizlikleri sistem frekansını etkiler. Primer ve sekonder frekans kontrolü, bu dengesizliklerin etkisini sınırlandırmaya ve frekansın hedef değerine dönmesine yardımcı olur.

2. Gerilim kontrolü

Reaktif güç üretimi veya tüketimi, şebekenin elektriksel koşullarıyla birlikte bara gerilimlerini etkiler. Reaktif güç kontrolü ve senkron kompansatörler, gerilim yönetimine katkı sağlayabilir.

3. Sistem güvenliği

Yeterli teknik rezervlerin ve kontrol kabiliyetlerinin hazır tutulması, üretim kaybı veya ani yük değişimi gibi olaylara karşı sistem işletmecisinin müdahale imkânlarını destekler.

4. Sistemin toparlanması

Geniş çaplı kesintilerden sonra sistemin yeniden enerjilendirilmesi ve işletme bütünlüğünün tekrar kurulması için uygun tesislerin teknik kabiliyetlerinden yararlanılabilir.

Önemli teknik ayrım: Frekans ve gerilim aynı şey değildir

Frekans kontrolü, esas olarak sistemdeki aktif güç üretimi ve tüketimi arasındaki dengeyle ilgilidir. Gerilim kontrolü ise şebekenin elektriksel özelliklerine, reaktif güç akışlarına ve kullanılan gerilim kontrol kaynaklarına bağlıdır.

Bu iki kontrol alanı birbirini etkileyebilse de farklı fiziksel büyüklükleri ve farklı teknik sınırları yönetir. Bu nedenle frekans rezervi ile reaktif güç kapasitesi aynı kavram olarak değerlendirilmemelidir.

Yan hizmetler, elektrik üretiminden nasıl ayrılır?

Bir üretim tesisi elektrik üretirken aynı zamanda belirli bir yan hizmeti sunabilecek teknik kapasiteye sahip olabilir. Ancak bir tesisin enerji üretebilmesi, her yan hizmeti otomatik olarak sağlayabileceği anlamına gelmez. Hizmete katılım için uygun kontrol donanımı, ölçüm ve haberleşme altyapısı, teknik yeterlilik ve ilgili hizmete ait koşullar gerekebilir.

Enerji üretimi

Elektrik enerjisinin üretilmesi ve şebekeye verilmesidir. Aktif enerji ve güç miktarı, işletme programı ve tesisin çalışma koşullarıyla ilişkilidir.

Yan hizmet sağlanması

Frekans, gerilim veya sistemin toparlanması gibi işletme ihtiyaçlarına cevap verecek teknik kabiliyetin, ilgili kurallar ve hizmet koşulları çerçevesinde sunulmasıdır.

Bilgilendirme notu: Bu bölüm genel teknik açıklama amacı taşır. Bir tesisin hizmet sağlama yükümlülüğü, teknik yeterliliği, rezerv miktarı veya ticari koşulları değerlendirilirken yürürlükteki mevzuat, güncel teknik kriterler ve ilgili hizmet anlaşmaları esas alınmalıdır.

2. Yan hizmetler neden gereklidir?

Elektrik sisteminde güvenilir işletim, üretim tesislerinin sürekli çalışmasından ibaret değildir. Üretim ve tüketim değişimleri, büyük üretim ünitelerinin devreden çıkması, iletim hatlarındaki arızalar ve şebeke koşullarındaki değişiklikler sistemin dengesini etkileyebilir. Bu olaylara zamanında ve uygun teknik yöntemlerle karşılık verilememesi; frekans sapmalarına, gerilim sorunlarına, işletme kısıtlarına ve bazı durumlarda kesintilerin yayılmasına yol açabilir.

Yan hizmetlerin temel amacı, elektrik sisteminin bu değişimlere karşı koyabilmesini, güvenli sınırlar içinde işletilmesini ve ihtiyaç duyulduğunda toparlanabilmesini sağlayan teknik kabiliyetleri hazır bulundurmaktır. Bu kabiliyetler yalnızca olağan dışı olaylarda değil, normal işletme sırasında da sistem güvenliğinin korunmasına katkı verir.

Temel ilke: Elektrik sistemi sürekli dengede tutulmalıdır

Elektrik sisteminde üretim, tüketim ve şebekenin fiziksel koşulları sürekli değişir. Sistem işletmecisi; frekans, gerilim, kullanılabilir rezervler ve işletme güvenliği gibi unsurları birlikte gözetir. Yan hizmetler, bu ihtiyaçlara karşılık verebilecek teknik kaynakların kullanılmasını sağlar.

1. Üretim–tüketim dengesini korumak

Elektrik sisteminde üretim ile tüketim arasındaki dengenin sürekli gözetilmesi gerekir. Tüketimin üretimi aşması veya üretimin beklenmedik biçimde azalması, sistem frekansının düşmesine neden olabilir. Üretimin tüketimi aşması ise frekansın yükselmesine yol açabilir.

Frekans kontrol hizmetleri, bu tür dengesizliklere karşı üretim veya uygun kaynakların tepkisini destekleyerek sistemin kararlılığının korunmasına yardımcı olur.

2. Frekansın kararlılığını desteklemek

Frekans kontrolü tek bir işlemden ibaret değildir. Primer Frekans Kontrolü, güç dengesizliğine karşı hızlı ilk tepkinin verilmesine; Sekonder Frekans Kontrolü ise otomatik kontrol yoluyla frekansın ve kontrol alanları arasındaki programlı güç alışverişinin hedeflere yaklaştırılmasına katkı verir.

Bu kontrol katmanlarının koordinasyonu, bir olayın ardından sistemin hedef işletme koşullarına döndürülmesini destekler.

3. Gerilim profilini yönetmek

Şebekedeki gerilim seviyeleri; reaktif güç akışları, hat ve transformatör özellikleri, yükler ve sistemin genel işletme koşullarından etkilenir. Bu nedenle aktif güç üretiminin yeterli olması, her noktada uygun gerilim seviyesinin tek başına garanti edilmesi anlamına gelmez.

Reaktif Güç Kontrolü ve senkron kompansatörler gibi kaynaklar, gerekli koşullarda reaktif güç sağlayarak veya çekerek gerilim yönetimine katkı sunabilir.

4. Arızalara ve olağan dışı durumlara hazırlanmak

Büyük bir üretim ünitesinin devreden çıkması, iletim hattı arızası veya başka bir önemli olay, sistemin normal işletme koşullarını değiştirebilir. Sistem işletmecisinin bu tür durumlara karşı kullanılabilir kaynaklara ve önceden tanımlanmış işletme süreçlerine ihtiyacı vardır.

Rezervler, kontrol sistemleri ve uygun işletme kabiliyetleri, olayların etkisinin sınırlandırılmasına ve güvenli işletimin sürdürülmesine yardımcı olur.

5. Kullanılabilir rezerv ve kontrol kabiliyeti sağlamak

Bir tesisin kurulu gücü, her an aynı miktarda güç artırıp azaltabileceği anlamına gelmez. Gerçek kullanılabilir kapasite; mevcut üretim düzeyine, teknik sınırlara, arızalara ve geçerli işletme koşullarına bağlıdır.

Yan hizmet süreçleri, ihtiyaç duyulan kabiliyetlerin belirlenmesini ve ilgili şartlar kapsamında tedarik edilmesini destekler. Böylece sistem işletmecisi, beklenmeyen değişimlere karşı daha hazırlıklı olur.

6. Performansı ölçmek ve doğrulamak

Bir hizmetin sunulabileceğinin beyan edilmesi, hizmetin işletme sırasında gerçekten sağlandığını tek başına göstermez. Uygun ölçüm, kayıt, test ve performans değerlendirmesiyle teknik kabiliyetin ve gerçekleşen tepkinin incelenebilmesi gerekir.

İzlenebilir veriler; performansın değerlendirilmesine, olayların incelenmesine ve hizmetin geçerli teknik koşullar ile anlaşmalara uygunluğunun denetlenmesine yardımcı olur.

Yan hizmetler hangi durumlarda önem kazanır?

Örnek 1 — Büyük bir üretim ünitesinin devreden çıkması

Önemli miktarda üretim aniden kaybedildiğinde, üretim-tüketim dengesi bozulabilir ve frekans düşebilir. Frekans kontrol kaynaklarının tepkisi, bu değişimin yönetilmesine katkı verir.

İlgili hizmet: Primer ve sekonder frekans kontrolü.

Örnek 2 — Bir bölgede gerilim değişimi

Yük koşullarının veya şebeke yapısının değişmesi, belirli baralardaki gerilim seviyelerini etkileyebilir. Uygun reaktif güç kaynakları, sistem koşullarına bağlı olarak gerilim düzenlemesini destekleyebilir.

İlgili hizmet: Reaktif güç kontrolü ve senkron kompansatör hizmeti.

Örnek 3 — Beklenmeyen işletme koşulları

Birden fazla ekipmanın veya üretim kaynağının kullanılabilirliğinin azalması, işletme rezervlerini ve güvenlik marjlarını etkileyebilir. Kullanılabilir kaynakların ve işletme sınırlarının izlenmesi bu nedenle önemlidir.

İlgili yaklaşım: Rezervlerin ve sistem işletme koşullarının birlikte değerlendirilmesi.

Örnek 4 — Geniş çaplı kesinti sonrası toparlanma

Geniş çaplı bir kesinti sonrasında sistemin yeniden enerjilendirilmesi, özel teknik kabiliyetler ve koordine edilmiş işletme adımları gerektirebilir. Bu süreç, normal frekans veya gerilim kontrolünden farklı bir hazırlık ve uygulama boyutuna sahiptir.

İlgili hizmet: Oturan Sistemin Toparlanması hizmetleri.

Teknik açıdan önemli ayrım

Frekans kontrolü öncelikle aktif güç dengesizlikleriyle; gerilim kontrolü ise reaktif güç akışları ve şebekenin elektriksel koşullarıyla ilişkilidir. Bu iki alan birbirini etkileyebilir, ancak farklı büyüklükleri ve teknik sınırları yönetir.

Benzer şekilde, kullanılabilir rezerv bulundurmak ile sistemin geniş çaplı kesinti sonrasında yeniden enerjilendirilmesi aynı görev değildir. Her hizmetin amacı, teknik şartları ve performans ölçütleri kendi kapsamında değerlendirilmelidir.

3. Yan hizmetler kapsamına neler girer?

Elektrik güç sisteminin güvenli, kararlı ve kaliteli biçimde işletilmesi yalnızca yeterli miktarda elektrik enerjisi üretilmesine bağlı değildir. Üretim ve tüketimin gerçek zamanlı dengelenmesi, sistem frekansının korunması, şebeke gerilimlerinin sınırlar içinde tutulması ve büyük kesintilerden sonra sistemin yeniden devreye alınabilmesi de önemlidir.

Yan hizmetler, iletim sisteminin güvenilir biçimde işletilmesine katkı sağlayan teknik hizmetlerdir. Türkiye'de TEİAŞ tarafından yayımlanan hizmet başlıkları; frekans kontrolünden reaktif güç desteğine, talep tarafının katılımından oturan sistemin toparlanmasına kadar farklı işlevleri kapsar.

Yan hizmetler neden gereklidir?

Elektrik üretimi ve tüketimi sürekli değişir. Büyük bir üretim ünitesinin devreden çıkması, tüketimin aniden artması veya şebekede bir arıza meydana gelmesi sistem dengesini etkileyebilir. Yan hizmetler, bu tür durumların yönetilmesine ve elektrik sisteminin işletme güvenliğinin korunmasına yardımcı olur.

Yan hizmetlerin temel işlevleri

Frekans ve aktif güç dengesi

Primer ve sekonder frekans kontrolü, üretim-tüketim dengesizliklerine karşı sistem frekansının yönetilmesine katkıda bulunur.

Gerilim ve reaktif güç desteği

Reaktif güç kontrolü ve senkron kompansatör hizmeti, şebeke gerilimlerinin uygun işletme sınırlarında tutulmasına yardımcı olur.

Tüketim tarafının katkısı

Talep tarafı katılımı kapsamında uygun tüketim kaynakları, belirlenen koşullara göre elektrik sisteminin işletilmesine katkı sağlayabilir.

Sistemin yeniden toparlanması

Uygun üretim tesisleri ve müstakil elektrik depolama tesisleri, sistemin geniş çaplı kesintiler sonrasında yeniden enerjilendirilmesi ve toparlanması için tanımlanmış kabiliyetler sağlayabilir.

TEİAŞ tarafından yayımlanan hizmet başlıkları

Aşağıdaki tabloda hizmetlerin temel amacı ve bu internet sitesindeki ilgili açıklama sayfaları gösterilmiştir. Teknik tanımların ve katılım koşullarının ayrıntıları için her hizmete ait resmî dokümanlar ayrıca incelenmelidir.

Hizmet Temel amacı İlgili açıklama
Primer Frekans Kontrolü (PFK) Frekans sapmasına karşı üretim gücünün otomatik olarak değiştirilmesiyle sistemin ilk dengeleyici tepkisinin sağlanmasına katkıda bulunmak. Frekans Kontrolü
Sekonder Frekans Kontrolü (SFK) Otomatik kontrol yoluyla aktif güç çıkışlarını ayarlayarak frekansın ve kontrol alanı güç alışverişlerinin hedef değerlere dönmesine katkıda bulunmak. Sekonder Kontrol
Reaktif Güç Kontrolü Reaktif güç üretimi veya tüketimi yoluyla şebeke gerilimlerinin kontrolünü desteklemek. Reaktif Güç Kontrolü
Talep Tarafı Katılımı Uygun tüketim tarafı kaynaklarının, belirlenen teknik ve piyasa koşulları çerçevesinde sistem işletimine katkı vermesini sağlamak. TEİAŞ hizmet sayfası
Senkron Kompansatör Olarak Reaktif Güç Kontrolü Senkron makine üzerinden reaktif güç ve gerilim desteği sağlamak; hizmetin niteliği, ilgili teknik koşullara göre belirlenir. TEİAŞ hizmet sayfası
Üretim Tesisleri İçin Oturan Sistemin Toparlanması Geniş çaplı kesintiler sonrasında elektrik sisteminin yeniden enerjilendirilmesine ve toparlanmasına katkı sağlayacak kabiliyetleri sunmak. TEİAŞ hizmet listesi
Müstakil Elektrik Depolama Tesisleri İçin Oturan Sistemin Toparlanması Teknik kriterleri karşılayan müstakil elektrik depolama tesislerinin sistemin toparlanmasına katkı vermesini sağlamak. TEİAŞ hizmet listesi

Hizmetleri birbirinden ayıran temel farklar

1. Frekans kontrolü: Aktif güç dengesi

Primer frekans kontrolü, frekans değişimine karşı ilk otomatik tepkinin verilmesine odaklanır. Sekonder frekans kontrolü ise daha üst düzey otomatik kontrolle sistem frekansının ve kontrol alanı alışverişlerinin hedeflerine dönmesine yardımcı olur. İki hizmet birbirini tamamlar; ancak kontrol yöntemi ve performans gereklilikleri aynı değildir.

Primer frekans kontrolünü incele | Sekonder kontrolü incele

2. Reaktif güç kontrolü: Gerilim desteği

Reaktif güç kontrolü, frekans kontrolünden farklı bir işletme ihtiyacına yöneliktir. Üretim tesislerinin veya uygun senkron kompansatörlerin reaktif güç davranışı, şebeke gerilimlerinin yönetilmesinde rol oynar. Sağlanabilecek destek; tesisin teknik özelliklerine, bağlantı koşullarına ve geçerli gerekliliklere bağlıdır.

Reaktif güç kontrolünü incele

3. Talep tarafı katılımı: Tüketimin sisteme katkısı

Elektrik sisteminin dengelenmesinde yalnızca üretim tarafı değerlendirilmez. Uygun tüketim kaynaklarının da tanımlanmış kurallar çerçevesinde katkı sunması mümkündür. Katılımın kapsamı ve uygulanma biçimi, ilgili hizmet anlaşması ve yürürlükteki düzenlemelerle belirlenir.

TEİAŞ talep tarafı katılımı belgeleri

4. Oturan sistemin toparlanması: Kesinti sonrası işletme

Bu hizmetler, olağan işletme sırasında frekans veya gerilim kontrolü yapılmasından farklı olarak, geniş çaplı kesintiler sonrasında sistemin yeniden enerjilendirilmesi ve toparlanması için gerekli kabiliyetlere odaklanır. Üretim tesisleri ile müstakil depolama tesisleri için belirlenen teknik kriterler ayrı ayrı değerlendirilmelidir.

TEİAŞ yan hizmetler listesi

Teknik uygunluk ve katılım koşulları

Bir tesisin belirli bir yan hizmete katılabilmesi yalnızca kurulu gücüne bağlı değildir. Hizmet türüne göre teknik kabiliyet, kontrol sistemi, ölçüm ve haberleşme altyapısı, performans testleri, raporlama ve ilgili anlaşma koşulları önem taşıyabilir.

Önemli: Hizmet başlığı, otomatik uygunluk anlamına gelmez

Bu sayfadaki açıklamalar genel bilgilendirme amaçlıdır. Bir üretim tesisi, tüketim kaynağı veya elektrik depolama tesisinin hangi hizmete katılabileceği; katılımın zorunlu olup olmadığı ve hangi testlerin uygulanacağı, tesisin durumuna ve yürürlükteki mevzuata göre değerlendirilmelidir. Kesin değerlendirme için TEİAŞ'ın güncel teknik dokümanları, hizmet anlaşmaları ve ilgili düzenlemeler esas alınmalıdır.

Kapsam ve güncellik notu: Bu bölümdeki hizmet listesi TEİAŞ'ın yayımladığı güncel başlıklara dayanmaktadır. Mevzuat, teknik kriterler, test prosedürleri ve anlaşma koşulları değişebileceğinden, uygulamaya yönelik değerlendirmelerde ilgili resmî belgelerin son sürümü kontrol edilmelidir.

4. İki temel konu: frekans ve gerilim

Elektrik güç sisteminin güvenli işletilmesinde iki temel büyüklük öne çıkar: frekans ve gerilim. Frekans, sistem genelindeki aktif güç dengesiyle; gerilim ise şebekenin yapısı, güç akışları ve özellikle reaktif güç koşullarıyla yakından ilişkilidir. Bu iki konu birbiriyle bağlantılı olsa da kontrol yöntemleri ve teknik gereklilikleri farklıdır.

Temel ayrım

Frekans kontrolü, üretim ve tüketim arasındaki aktif güç dengesinin korunmasına odaklanır. Gerilim kontrolü ise şebekenin farklı noktalarındaki gerilimlerin uygun sınırlar içinde tutulmasına yardımcı olur. Yan hizmetler kapsamında bu iki ihtiyaca yönelik farklı hizmetler ve teknik kabiliyetler değerlendirilir.

1. Frekans ve aktif güç dengesi

Senkron çalışan bir elektrik sisteminde üretim ile tüketim arasındaki aktif güç dengesizliği, sistem frekansının değişmesine neden olur. Tüketim üretimi aştığında frekans düşme; üretim tüketimi aştığında ise yükselme eğilimi gösterir.

Frekans neden değişir?

  • Büyük bir üretim ünitesinin beklenmedik şekilde devreden çıkması,
  • Tüketimin kısa sürede artması veya azalması,
  • Rüzgâr ve güneş gibi kaynakların üretimindeki değişimler,
  • Üretim programı ile gerçekleşen sistem koşulları arasındaki farklılıklar.

Frekans kontrolü nasıl işler?

Primer Frekans Kontrolü (PFK), frekans değişimine karşı hızlı ve yerel otomatik tepki sağlayarak sapmanın büyümesini sınırlamaya yardımcı olur. Sekonder Frekans Kontrolü (SFK) ise otomatik yük-frekans kontrolü aracılığıyla frekansın ve kontrol alanı güç alışverişlerinin hedef değerlere dönmesine katkı sağlar.

Daha uzun zaman ölçeklerinde devreye alınan ek dengeleme kaynakları, kullanılan işletme düzenine bağlı olarak sekonder kontrolün yerini alan veya onu destekleyen rezervleri sağlayabilir.

Primer frekans kontrolünü incele
Sekonder frekans kontrolünü incele

Örnek: Büyük bir üretim ünitesinin devreden çıkması

Bir üretim ünitesinin devreden çıkmasıyla üretim aniden azalırsa sistem frekansı düşme eğilimine girer. Yeterli rezervi bulunan ve ilgili teknik koşulları karşılayan kaynaklar güçlerini artırarak bu düşüşü sınırlandırmaya yardımcı olabilir. Ardından sekonder kontrol, sistemin hedef frekansa dönmesine katkı sağlar.

Bu örnek kavramsaldır; gerçek tepkinin büyüklüğü ve süresi sistemin işletme koşullarına, kullanılabilir rezervlere ve ilgili teknik gerekliliklere bağlıdır.

2. Gerilim ve reaktif güç

Gerilim, yalnızca üretilen aktif enerji miktarına bağlı değildir. İletim şebekesinin elektriksel özellikleri, yüklerin karakteristiği, güç akışları ve reaktif güç dengesi, şebekenin farklı noktalarındaki gerilim seviyelerini etkiler.

Reaktif güç neden önemlidir?

Reaktif güç, alternatif akım sistemlerinde elektrik ve manyetik alanların oluşmasıyla ilişkili güç bileşenidir. Aktif güçten farklı olarak doğrudan net enerji aktarımını ifade etmez; ancak elektrik sisteminin çalışması ve gerilimlerin yönetilmesi açısından önem taşır.

  • Reaktif güç yetersizliği, uygun koşullarda gerilim düşümlerini ağırlaştırabilir.
  • Reaktif güç fazlalığı, bazı şebeke koşullarında gerilimlerin yükselmesine katkıda bulunabilir.
  • Reaktif güç ihtiyacı, şebekenin her noktasında aynı değildir; yerel koşullar önem taşır.

Gerilim kontrolü nasıl sağlanır?

Uygun üretim tesisleri, senkron kompansatörler ve şebekedeki diğer ekipmanlar reaktif güç sağlayarak veya çekerek gerilim kontrolüne katkıda bulunabilir. Kullanılabilecek yöntem ve kapasite; tesisin özelliklerine, bağlantı noktasına ve işletme koşullarına bağlıdır.

Reaktif güç kontrolünü incele

Örnek: Bir iletim bölgesinde gerilim düşmesi

Yükün arttığı veya şebekenin reaktif güç desteğine daha fazla ihtiyaç duyduğu bir bölgede gerilim düşebilir. Uygun reaktif güç kapasitesinin devreye alınması, ilgili bağlantı noktasında gerilimin desteklenmesine yardımcı olabilir. Ancak uygulanacak müdahale, şebeke analizleri ve işletme sınırları dikkate alınarak belirlenir.

Reaktif güç desteği her durumda tek başına yeterli değildir. Şebeke topolojisi, iletim kapasitesi, koruma düzenleri ve diğer işletme koşulları da değerlendirilmelidir.

Frekans kontrolü ile gerilim kontrolünün karşılaştırılması

Özellik Frekans kontrolü Gerilim kontrolü
Temel büyüklük Sistem frekansı (Hz) Elektrik gerilimi (V veya kV)
Temel ilişki Aktif güç dengesi Reaktif güç dengesi ve şebeke koşulları
Başlıca amaç Frekans sapmasını sınırlamak ve hedef değere dönüşü desteklemek Gerilimleri uygun işletme sınırlarında tutmak
Örnek hizmet Primer ve sekonder frekans kontrolü Reaktif güç kontrolü ve senkron kompansatör hizmeti
Önemli kaynak veya kabiliyet Aktif güç değiştirme ve kullanılabilir rezerv Reaktif güç kapasitesi ve gerilim kontrol kabiliyeti

Birbirinden farklı, ancak birbirini etkileyen iki konu

Frekans ve gerilim kontrolünü tamamen bağımsız düşünmek doğru değildir. Örneğin büyük bir arıza hem aktif güç dengesini hem de şebekenin gerilim koşullarını etkileyebilir. Bununla birlikte, frekans kontrolü ile reaktif güç kontrolü aynı hizmet değildir; her birinin teknik gereklilikleri, kontrol yöntemleri ve performans ölçütleri ayrı değerlendirilmelidir.

Bu bölümün diğer sayfalarla ilişkisi

Frekans kontrolünün ilk otomatik tepkisini ve primer kontrolün rolünü ayrıntılı öğrenmek için Frekans Kontrolü sayfasına; otomatik yük-frekans kontrolünün işleyişi için Sekonder Kontrol sayfasına; gerilim ve reaktif güç ilişkisini incelemek için Reaktif Güç Kontrolü sayfasına geçebilirsiniz.

Teknik not: Bu açıklamalar kavramsal bilgilendirme amacı taşır. Türkiye'deki yan hizmetlerin güncel tanımları, katılım koşulları, testler ve performans ölçütleri için TEİAŞ'ın yayımladığı hizmet belgeleri ve yürürlükteki mevzuat esas alınmalıdır.

Resmî kaynaklar: TEİAŞ – Yan Hizmetler | Primer Frekans Kontrolü | Sekonder Frekans Kontrolü | Reaktif Güç Kontrolü

5. Yan hizmetleri kimler sağlar?

Elektrik sisteminin güvenli işletilmesi için gerekli yan hizmetler, farklı teknik özelliklere sahip üretim tesisleri, elektrik depolama tesisleri, senkron kompansatörler ve uygun tüketim kaynakları tarafından sağlanabilir. Ancak her tesisin sağlayabileceği hizmet türü aynı değildir. Belirleyici olan yalnızca tesisin kurulu gücü değil; kontrol kabiliyeti, kullanılabilir kapasitesi, teknik performansı ve ilgili hizmetin katılım koşullarını karşılamasıdır.

Temel ilke: Kaynak, hizmet ve teknik yeterlilik birlikte değerlendirilir

Bir tesisin elektrik üretmesi veya tüketimini değiştirebilmesi, tek başına yan hizmet sağlayıcısı olması için yeterli değildir. İlgili hizmetin teknik kriterlerinin karşılanması, gerekli testlerin tamamlanması, ölçüm ve haberleşme altyapısının uygun olması ve gerekli sözleşme süreçlerinin yerine getirilmesi gerekebilir.

Başlıca hizmet sağlayıcı grupları

1. Elektrik üretim tesisleri

Termik, hidroelektrik ve diğer üretim tesisleri, teknik özelliklerine bağlı olarak aktif güçlerini değiştirebilir, frekans kontrolüne katkı sağlayabilir veya reaktif güç desteği sunabilir.

Hangi hizmetlerin sağlanabileceği; ünitenin kontrol sistemi, yük aralığı, rampa kabiliyeti, rezerv durumu, jeneratör ve uyarma sistemi özellikleri ile ilgili teknik şartlara bağlıdır.

Örnek hizmetler:

  • Primer frekans kontrolü
  • Sekonder frekans kontrolü
  • Reaktif güç kontrolü
  • Koşulları karşılayan tesisler için oturan sistemin toparlanması

2. Elektrik depolama tesisleri

Elektrik depolama sistemleri, uygun teknik altyapıya sahip olduklarında şarj ve deşarj güçlerini değiştirerek sistem işletimine esneklik kazandırabilir. Bu özellik, güç dengesizliklerine yanıt verilmesinde ve belirli hizmetlerin sağlanmasında kullanılabilir.

Ancak depolama kapasitesi, güç kapasitesiyle aynı kavram değildir. Bir tesisin ne kadar güç sağlayacağı kadar, bu gücü ne kadar süreyle sürdürebileceği ve yeniden kullanılabilir hâle gelmesi için gereken şarj koşulları da önemlidir.

Değerlendirilecek başlıca unsurlar:

  • Şarj ve deşarj gücü
  • Kullanılabilir enerji ve şarj durumu
  • Kontrol, izleme ve haberleşme kabiliyeti
  • İlgili hizmete ait test ve teknik kriterler

3. Senkron kompansatörler

Senkron kompansatörler, esas olarak aktif elektrik enerjisi üretmek yerine senkron makine üzerinden reaktif güç ve gerilim desteği sağlamak amacıyla kullanılabilir.

Bu tesislerin reaktif güç sağlama veya çekme kabiliyeti; makine tasarımına, uyarma sistemine, bağlantı noktasına ve işletme sınırlarına bağlıdır. Senkron kompansatör hizmeti, frekans kontrolüyle aynı işlevi yerine getirmez.

Reaktif güç kontrolü hakkında ayrıntılar

4. Talep tarafı katılımcıları

Talep tarafı katılımında uygun tüketim kaynakları, belirlenen koşullar çerçevesinde elektrik tüketimlerini değiştirerek sistem işletimine katkı sağlayabilir. Bu yaklaşım, yalnızca üretimi artırmaya dayalı olmayan bir esneklik imkânı sunar.

Tüketim tesislerinin katılımı, ilgili hizmetin gerekliliklerine ve yürürlükteki süreçlere bağlıdır. TEİAŞ'ın yayımladığı belgelerde toplayıcılar, başvuru süreçleri ve talep tarafı katılımına ilişkin anlaşmalar ayrıca ele alınmaktadır.

TEİAŞ – Talep Tarafı Katılımı Hizmeti

Hangi kaynak hangi hizmeti sağlayabilir?

Aşağıdaki tablo, kaynak grupları ile hizmet türleri arasındaki ilişkiyi genel düzeyde gösterir. İşaretler kesin katılım hakkı veya mevzuata dayalı uygunluk kararı değildir; ilgili hizmet için teknik değerlendirme yapılması gerektiğini ifade eder.

Kaynak grubu Frekans kontrolü Reaktif güç / gerilim Sistemin toparlanması
Üretim tesisleri Teknik şartlara bağlı Ünite özelliklerine bağlı İlgili kabiliyet ve şartlara bağlı
Elektrik depolama tesisleri İlgili teknik kriterlere bağlı İnverter ve tesis kabiliyetlerine bağlı Özellikle ilgili hizmet için yayımlanan kriterlere bağlı
Senkron kompansatörler Genel işlevi bu değildir Temel kullanım alanıdır Hizmetin özel koşulları ayrıca değerlendirilmelidir
Talep tarafı kaynakları İlgili hizmet ve katılım kurallarına bağlı Genel olarak doğrudan eşdeğer hizmet değildir Hizmet bazında ayrıca doğrulanmalıdır

Önemli teknik ayrım

Tablodaki değerlendirmeler genel bilgilendirme amaçlıdır. Örneğin bir batarya sisteminin frekans değişimine hızlı yanıt verebilmesi, onun otomatik olarak tüm frekans kontrolü hizmetleri için uygun olduğu anlamına gelmez. Benzer biçimde, bir üretim ünitesinin reaktif güç sağlayabilmesi de ilgili hizmetin bütün performans ve sözleşme koşullarını karşıladığını tek başına göstermez.

TEİAŞ ve EPDK'nın rolleri

TEİAŞ — Sistem işletimi ve hizmet süreçleri

TEİAŞ, iletim sistemi işletmecisi olarak yan hizmetlere ilişkin teknik gereklilikler, tedarik süreçleri, ilgili anlaşmalar, testler ve işletme uygulamaları bakımından önemli bir rol üstlenir. Hizmet türüne göre yayımlanan duyurular ve teknik belgeler, katılım sürecinin değerlendirilmesinde temel kaynaklardır.

TEİAŞ yan hizmetler sayfası

EPDK — Düzenleyici çerçeve

EPDK, elektrik piyasasına ilişkin düzenleyici çerçevenin oluşturulması ve ilgili mevzuat ile Kurul kararlarının yayımlanması bakımından yetkilidir. Yan hizmetler yönetmeliği ve hizmet bazındaki anlaşma metinleri, tarafların hak ve yükümlülüklerinin incelenmesinde önem taşır.

EPDK – Elektrik Piyasası Yan Hizmetler Yönetmeliği

Bir tesisin yan hizmet sağlayıcısı olma süreci

Hizmet türüne göre ayrıntılar değişmekle birlikte, bir tesisin katılımının değerlendirilmesinde aşağıdaki aşamalar önem taşıyabilir. Bu sıralama genel bir açıklamadır; her hizmet için zorunlu ve değişmez bir işlem sırası olarak yorumlanmamalıdır.

  1. Hizmetin belirlenmesi: Tesisin hangi yan hizmeti sağlayabileceği teknik açıdan değerlendirilir.
  2. Teknik uygunluk: Güç aralığı, kontrol sistemi, ölçüm, haberleşme ve diğer hizmete özgü koşullar incelenir.
  3. Test ve doğrulama: İlgili hizmet için öngörülen testler ve performans değerlendirmeleri gerçekleştirilir.
  4. Anlaşma ve başvuru süreçleri: İlgili mevzuat ve hizmete özgü süreçlerde belirtilen belgeler, anlaşmalar ve başvurular tamamlanır.
  5. İşletme ve izleme: Hizmetin sunulması sırasında gerekli veri iletimi, performans takibi ve raporlama yükümlülükleri yerine getirilir.

Güncel teknik belgeleri kontrol edin

TEİAŞ, 3 Temmuz 2026 tarihinde elektrik depolama ünite ve tesislerinin yan hizmetlerde kullanılmasına ilişkin teknik kriterler ve test prosedürlerinin güncel sürümünü yayımlamıştır. Bu nedenle depolama tesislerine yönelik teknik değerlendirmelerde eski dokümanlara dayanılmamalıdır.

Güncel teknik kriterleri ve test prosedürlerini incele

6. Ölçüm, test ve izleme neden önemlidir?

Yan hizmetlerin güvenilir biçimde sunulması, bir tesisin belirli bir teknik kabiliyete sahip olduğunu beyan etmesinden daha fazlasını gerektirir. Bu kabiliyetin ilgili hizmetin ihtiyaç duyduğu koşullarda kullanılabildiği; ölçüm verileri, performans testleri, kayıtlar ve sistem işletmecisinin izleme süreçleriyle değerlendirilebilmelidir.

Ölçüm, tesisin gerçekte ne yaptığını gösterir. Performans testi, belirli bir hizmet için gerekli teknik kabiliyetin doğrulanmasına yardımcı olur. İzleme ise hizmetin işletme sırasında gerekli koşullarda sağlanıp sağlanmadığının değerlendirilmesini mümkün kılar. Bu süreçlerin birlikte ele alınması, teknik performansın izlenebilirliği açısından önemlidir.

Temel yaklaşım: Beyan değil, doğrulanabilir performans

Bir üretim ünitesinin frekans değişimine tepki verebildiğini söylemek ile bu tepkinin ölçülmüş ve ilgili teknik koşullara göre değerlendirilmiş olması aynı şey değildir. Yan hizmet süreçlerinde teknik kabiliyetin uygun testlerle belgelenmesi, işletme verileriyle izlenmesi ve gerektiğinde geriye dönük incelenebilmesi önem taşır.

Ölçüm, test ve izlemenin temel bileşenleri

1. Ölçüm ve saha verileri

Elektriksel büyüklükler ve tesisin işletme durumuna ilişkin veriler, hizmetin değerlendirilmesinde temel girdilerdir. Hangi büyüklüklerin izleneceği, ölçüm sıklığı ve gerekli doğruluk düzeyi hizmetin teknik gerekliliklerine göre belirlenmelidir.

  • Aktif güç ve gerektiğinde aktif güç referansı
  • Sistem frekansı
  • Gerilim ve reaktif güç
  • Ünite çalışma durumu ve kullanılabilirlik bilgileri
  • Hizmete göre gerekli kontrol ve rezerv bilgileri

2. Performans testleri

Performans testleri, tesisin ilgili yan hizmeti sağlayabilecek teknik özelliklere sahip olup olmadığının değerlendirilmesine yardımcı olur. Test kapsamı, ölçüm düzeni, kabul kriterleri ve raporlama biçimi hizmete özgü güncel teknik belgelerle belirlenmelidir.

  • İlgili hizmetin teknik kabiliyetinin sınanması
  • Ölçümlerin ve test koşullarının kaydedilmesi
  • Sonuçların teknik kriterlerle karşılaştırılması
  • Gerekli rapor veya sertifikasyon sürecinin tamamlanması

3. Zaman eşleştirmesi ve kayıt

Farklı sistemlerden gelen ölçümlerin aynı olayla ilişkilendirilebilmesi için zaman bilgilerinin tutarlı olması gerekir. Zaman damgaları ve kayıt aralıkları uygun değilse olayların sıralamasını belirlemek veya tesisin tepkisini doğru değerlendirmek güçleşebilir.

  • Ortak ve tutarlı zaman referansı
  • Ölçüm zaman damgalarının korunması
  • Olay ve alarm kayıtlarının ilişkilendirilebilmesi
  • İlgili kayıtların geriye dönük incelenebilmesi

4. Veri bütünlüğü ve raporlama

Bir performans değerlendirmesinin güvenilirliği, dayandığı verilerin kalitesine bağlıdır. Eksik, gecikmiş, hatalı veya zaman bilgisi tutarsız veriler belirlenmeli; veri kaynakları ve gerekli kalite kontrolleri kayıt altına alınmalıdır.

  • Eksik ve geçersiz verilerin belirlenmesi
  • İletişim kesintilerinin kaydedilmesi
  • Ölçüm ve rapor sürümlerinin izlenebilirliği
  • Hesaplama ve değerlendirme sonuçlarının saklanması

SCADA sistemlerinin rolü

SCADA sistemleri; saha ölçümlerinin alınması, tesis durumlarının izlenmesi, aktif güç değerlerinin ve ilgili referansların görüntülenmesi, alarm ve olay kayıtlarının tutulması gibi işlevlerle yan hizmetlerin işletme sırasında değerlendirilmesine katkı sağlayabilir.

SCADA ile izleme ve kontrol arasındaki ilişki

SCADA ekranında bir değerin görülmesi, o değerin tek başına hizmet performansını kanıtladığı anlamına gelmez. Değerin kaynağı, zaman damgası, ölçüm niteliği, haberleşme durumu ve ilgili hizmet için gerekli diğer veriler birlikte değerlendirilmelidir.

Ayrıca tesisin yerel kontrol sistemi ile sistem işletmecisinin izleme altyapısı farklı görevler üstlenebilir. Veri alışverişi, kontrol referansları ve raporlama süreçleri, ilgili hizmetin teknik gerekliliklerine uygun biçimde tasarlanmalıdır.

Bir ölçümden performans değerlendirmesine

Aşağıdaki akış, ölçüm verilerinin teknik değerlendirmede nasıl kullanılabileceğini kavramsal olarak özetler. Gerçek uygulamadaki adımlar ve kabul kriterleri hizmete özgü dokümanlara bağlıdır.

  1. Verinin alınması: Ölçümler ve tesisin işletme durumu ilgili sistemlerden alınır.
  2. Veri kalitesinin kontrolü: Eksik kayıtlar, geçersiz değerler, zaman tutarsızlıkları ve iletişim sorunları incelenir.
  3. Zamanların eşleştirilmesi: Ölçümler, referanslar ve olay kayıtları ortak zaman ekseninde ilişkilendirilir.
  4. Teknik değerlendirme: Ölçülen davranış, ilgili hizmet için tanımlanan teknik kriterler ve değerlendirme yöntemiyle karşılaştırılır.
  5. Sonuçların raporlanması: Kullanılan veriler, değerlendirme yöntemi ve sonuçlar izlenebilir biçimde kayıt altına alınır.

İyi bir izleme altyapısı ne sağlar?

  • Hizmet performansının veriye dayalı değerlendirilmesini
  • İşletme olaylarının ve beklenmeyen tepkilerin incelenmesini
  • Veri eksikliği ve haberleşme sorunlarının fark edilmesini
  • Test sonuçları ile işletme davranışının karşılaştırılmasını
  • Teknik raporların geriye dönük doğrulanabilmesini

Örnek: Primer frekans kontrolünün izlenmesi

Sistemde frekans sapması oluştuğunda primer frekans kontrolü sağlayan bir ünitenin aktif güç tepkisi, ilgili hizmetin performansını değerlendirmek için kullanılabilecek verilerden biridir. Ancak yalnızca güç değerini izlemek yeterli olmayabilir. Frekans değişimi, ünitenin işletme koşulları, kullanılabilir rezervi ve hizmet için geçerli teknik kriterler de dikkate alınmalıdır.

Örnek değerlendirme soruları

  • Frekans ölçümü ve aktif güç kaydı aynı zaman aralığına mı ait?
  • Ünite ilgili anda hizmeti sağlayabilecek işletme koşullarında mı?
  • Ölçüm ve kayıt verileri değerlendirme için yeterli mi?
  • Gözlenen tepki, ilgili hizmetin güncel teknik kriterleriyle uyumlu mu?

Bu sorular kavramsal örneklerdir; resmî performans değerlendirmesinde kullanılacak hesaplamaların veya kabul sınırlarının yerine geçmez.

Veri eksikliği ve izlenebilirlik

İzleme sisteminde veri bulunmaması, her durumda tesisin teknik olarak hizmet sağlayamadığını tek başına göstermez. Bununla birlikte, ilgili mevzuat ve hizmet anlaşmaları belirli verileri hizmetin sağlanıp sağlanmadığının tespiti için esas alıyorsa, eksik veya yetersiz verinin sonuçları bu kurallara göre değerlendirilir.

Önemli: Veri kaybı, teknik performans ve mevzuat sonucu farklı konulardır

Ölçümün eksik olması, haberleşmenin kesilmesi ve hizmetin teknik olarak sağlanmaması aynı durum değildir. Bunların birbirinden ayrılması için kayıtlar, veri kaynakları, olay zamanları ve ilgili düzenlemelerdeki değerlendirme hükümleri birlikte incelenmelidir. Veri eksikliğinin hizmet yükümlülüğüne etkisi hakkında genel bir varsayım yerine, yürürlükteki hüküm esas alınmalıdır.

7. Kaynaklar ve ilgili mevzuat

Bu sayfadaki teknik açıklamalar, yan hizmetlerin kapsamı, frekans ve gerilim kontrolü, hizmet sağlayıcılar ile ölçüm, test ve izleme süreçleri hakkında genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Uygulamadaki teknik koşulların ve yükümlülüklerin değerlendirilmesinde TEİAŞ'ın güncel dokümanları, ilgili mevzuat ve hizmet anlaşmaları esas alınmalıdır.

Mevzuat ve genel düzenleyici çerçeve

  • TEİAŞ – Yan Hizmetler

    Hizmet türleri, ilgili duyurular, anlaşmalar ve teknik dokümanlar için temel başvuru kaynağıdır. TEİAŞ Yan Hizmetler sayfası

  • EPDK – Elektrik Piyasası Yan Hizmetler Yönetmeliği

    Yan hizmetlere ilişkin düzenleyici çerçeve ve ilgili mevzuatın incelenmesi için başvuru kaynağıdır. EPDK Yönetmelik sayfası

  • TEİAŞ – Yönetmelikler

    Elektrik Şebeke Yönetmeliği ve ilgili düzenlemelere ulaşmak için kullanılabilir. TEİAŞ yönetmelikler sayfası

Frekans ve reaktif güç kontrolü

Anlaşmalar, testler ve teknik uygulamalar

  • Yan Hizmet Anlaşmaları Hakkında Duyuru

    TEİAŞ'ın 16 Nisan 2025 tarihli duyurusu; anlaşmaların yeniden düzenlenmesine ilişkin açıklamaları ve ilgili belgeleri içerir. TEİAŞ duyurusu – 16 Nisan 2025

  • Primer Frekans Kontrolü Tutanak ve Rapor Formatları

    PFK testleri ve performans değerlendirmelerinde kullanılan tutanak ve rapor formatlarına ilişkin TEİAŞ duyurusu. TEİAŞ duyurusu – 20 Mart 2025

  • Elektrik Depolama Tesisleri İçin Teknik Kriterler ve Test Prosedürleri

    Elektrik depolama ünite ve tesislerinin yan hizmetlerde kullanılmasına ilişkin teknik kriterler ve test prosedürleri. TEİAŞ teknik dokümanı ve duyurusu

Mevzuat ve güncellik notu

Yan hizmetlerin teknik kriterleri, test prosedürleri, anlaşma koşulları ve raporlama gereklilikleri zaman içinde değişebilir. Bu nedenle geçmiş tarihli sunumlarda veya dokümanlarda yer alan süreler, toleranslar, işlem adımları ve yaptırım koşulları güncel uygulamanın kesin göstergesi olarak kabul edilmemelidir.

Bir tesisin belirli bir hizmete katılma uygunluğu veya yükümlülüğü değerlendirilirken ilgili hizmetin güncel teknik belgeleri, yürürlükteki mevzuat ve hizmete özgü anlaşmalar birlikte incelenmelidir.